niyetleniyorum yazmaya..

sonra başka bişilerle uğraşıyorum. unutuyorumm. toparlayamıyorum.

2017 haziran, 30  Kos, Greece

Bodrum’dan sadece yarım saat uzaklıkta bir ada.. Kumdan sahilleri, git git derinleşmeyen denizi, ismi gibi cennet koyları var.. Çok güzel zaman geçiriyoruz.. Dinleniyoruz.. Bodrum’un aksine telaşsızca! Sahilde kitap okuyan, güneşlenen, uyuyan insanlar. Tek dertleri dinlenmek çabasızca e bi de aşırı güneşten korunmak..

Güneşi batırdıktan sonra bu keyifli günü lezzetli bir yemekle taçlandırıyoruz.. Sonra uyku bastırıyor tabii. Saat gece 1. Bi çılgınlık yapıp sahilde sabahlamaya karar veriyoruz. İlerleyen saatlerde canım arkadaşlarım arabada uyumaya karar veriyolar.. Peki ben? Tabii ki sahilde bi şezlong ayarlıyorum kendime.. En sıcak günün gecesinde çok da soğuk olmaz diye düşünerekk..

Gidiyorum bir güzel kıvrıluyorum, sarıp sarmalanarak.. Şimdi gözlerinizi kapatın ve hayal edin.. Etraf karanlık sayılır, uzaktaki sokak lambaları azıcık da olsa aydınlatıyor etrafı, o kadarcık bi aydınlık var yani..  mis gibi temiz hava. rüzgarsız, sakin bir akşam. dalgalar sahile usul usul vuruyor, ninni söyler gibi.. Gökyüzü? hah işte onu anlatmam lazım. gökyüzü denizle anlaşmış uçsuz bucaksız, sonsuz bi derinlik sunarken, yıldızlar da eksik kalmamış pırıl pırıl parlıyor üzerimde.. karanlığa süs oluyorlar.. bazıları dayanamıyor kayıp düşüyolar yanıma. ‘senin yanındayız bu gece kendini yalnız hissetme’ dercesine.. dilek tutmayı ihmal eder miyim hiç?? tabii ki hayır! Uykudan göz kapaklarım kapanmasına rağmen, o gökyüzünü izlerken heyecan basıyor, kalbim hızlanıyor.. uyuyamıyorum.. derin sessizliği bozan dalga sesleriyle beraber, bir zamanlar açık havada yıldızları seyre dalarak uyumayı ne kadar çok istediğimi hatırlıyorum.. ve işte tam olarak o ‘an’ dayım.. Tek bi farkla.. Yalnız.. Olsun ne farkeder 🙂 Başlıyorum dilek tutmaya 🙂 Gökyüzüne yalvarır gibi bakıyorum, dalga seslerini kulaklarıma hapsetmek istiyorum.. Keşke elimde olsa her akşam aynı şekilde uyuyakalsam, rüyalara dalsam.. Ve ‘sen’ gelsen.. Çok gerçek bi hayal olsak beraber.. Gökyüzüm olsan..Yerle göğün bir olduğu, geceler gibi olsak.. Bi ayıbım varsa, gece gibi örtsen, sarsan sarmalasan, bir olsan benimle.. Yıldızlar gibi parlak parlak, çipil çipil baksam sana..  derkenn uyuyakalmışım.. sabah biraz üşüdüğümü farkettim uyandım.. Ya da belki de güneş , ‘hadi kalk ben doğuyorum, izle beni ve sen de yeniden doğ benimle’ demiştir kimbilir? 🙂 Güneşin doğuşunu seyre dalıyorum.. Günbatımları çok kolay, herhangi bir yerde uyanık vaziyette olabilirsiniz.. Ama gündoğumu zordur, tatlı uykunuza ara vermenizi, emek sarfetmenizi bekler.. Bu yüzdendir ki çok azımız gün doğumlarına şahit olur.. Güneşin doğuşu batışı farksız demeyin şimdi bana.. Sabah güneşi alev alevdir ısıtarak gelir kıpır kıpır yapar içinizi, günbatımlarında ise hafiften esen rüzgarla beraber bi titreme olur, diken diken olur vücudunuz, daha hüzünlüdür.. Kavuşmak ve ayrılık gibidirler.. İkisi de aynı kızıllığa boyar gökyüzünü.. Kavuşunca heyecanlanan yanaklar gibi allanmış, ayrılınca ağlamaktan kızarmış gözler misali olur gökyüzü..

Siz hangisini seversiniz, bilmem.. İkisi de insan ömründe ayrı unutulmazlara imza atarlar, orası doğru.. Amaa… Zor olsa da, fedakarlık istese de umarım emek verdiğiniz herşey sıcacık, aydınlık günler olarak yeni başlangıçlara imza atar hayatınızda..

Sevgiyle kalın

Burcu Özcan

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>